3D Yazıcıların Eğitim Vakıflarında Kullanımı

"3D Yazıcıların Eğitim Vakıflarında Kullanımı" - Söyleşi Terakki Vakfı Okulları

3D yazıcıların eğitim kurumlarındaki yeri ve önemi üzerine İstanbul'un köklü eğitim kurumlarından biri olan Terakki Vakfı Okulları'nın Teknoloji Tasarım Dersi öğretmeni ve aynı zamanda okulun Tasarım Kulübünün danışman öğretmeni olan İsmet Kaptıkaçtı ile yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşıyoruz.

"İsmet Kaptıkaçtı, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi bölümünden mezun olduktan sonra ‘Endüstriyel Tasarım' üzerine yoğunlaşıp, çeşitli firmalarda tasarımcı olarak çalışmıştır. 2012 yılından beri de Terakki Vakfı Okulları'nda Teknoloji Tasarım Dersi vermektedir."

Öncelikle 3D yazıcılar ile ne zaman tanıştınız?

3D yazıcılarla endüstriyel tasarımcı olduğum dönemde tanıştım, öğretmenliğimin öncesindeydi yani. 3D modelleme sonrasında, prototipleme vs. için çok iyi bir alternatif haline gelmişlerdi, sonrasında yazıcılar ve teknolojileri daha da gelişti.

 

3D yazıcıların eğitimdeki kullanılabilirliği için ne düşünüyorsunuz?

Öğrenim çağındaki, meraklı, öğrenmeye hazır ve hayal gücü oldukça geniş olan çocuklar için fikirlerini sonuca dönüştürmeye yarayan bir araç olarak görüyorum. Kullanım kolaylığı açısından da; masaüstü 3D yazıcıların basit arayüzlerle, şuanki nesil için oldukça rahat olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca yeni müfredatla beraber 6-7-8. sınıflar için zorunlu olan Teknoloji ve Tasarım Dersleri için 3D yazıcılar bir ders elemanı olmaktalar. Örneğin biz bu laboratuarda Düzen-Kurgu-Yapım kuşakları şeklinde ilerleyen ders içerisinde, yapım kuşağı için üretimi 3D yazıcıyla sağlıyoruz. Öğrenciler sene boyunca oluşturdukları bir tasarımı sene sonunda üretiyorlar. Bu noktada 3D yazıcılar vazgeçilmez oluyor.

Zorunlu müfredatın yanısıra, okulumuzun tasarım kulübüyle alt sınıflarda bu dersin öncesinde, tasarım ve üretim konusunda bilgi alıp bu konu üzerinden serbest zamanlarında çalışmalar yapabiliyorlar. Ayrıca çeşitli yarışmalara ve etkinliklere de tasarım kulübüyle beraber katılıyoruz. Öğrenciler için kendi üretimleriyle, ekipleriyle bir mücadeleye girmek onlar için önemli bir gelişim sağlıyor.

Düzen-Kurgu-Yapım kuşaklarından bahsettiniz biraz daha detaylandırabilir misiniz?

Her öğretim yılı için kuşaklara özgü odak noktalarıyla bir çalışma oluşturuluyor. Genel olarak; Düzen Kuşağı, düşünmeyi öğrenme, günlük yaşamdaki olayları farklı açılardan değerlendirebilmeyi yerleştirmeye çalışıyor. Bunun yanında yüzey, mekan, birim vs. gibi çeşitli kavramları da benimsetiyor. Örneğin her gün kullandıkları ev aletlerinin içlerini açıp, basitçe nasıl çalıştıklarına bakıyoruz. Aslında ne kadar basit sistemler olduklarını görüyorlar. Yani bu kuşağa kabaca tasarım kültürünün zihinsel aşaması diyebiliriz.

Kurgu kuşağı ise, düzen kuşağının devamı olarak merak ve hayal ettikleri ile değiştirmeyi, geliştirmeyi ve kolaylaştırmayı düşündüklerinden çözüme yönelik fikir ve hayal güçlerini yazarak, çizerek somutlaştırırlar.

Yapım kuşağı ise, diğer kuşaklarda geliştirilen becerilerin somut bir ürüne dönüşmesini amaçlıyoruz. Bu noktada fiziksel bir objeye dönüşecek olan ürünün, uyumluluğu kullanılabilirliğini sorgulayıp, sonrasında basitçe nasıl üretime gidebileceğimizi sorguluyoruz. Bu noktada biz de 3D yazıcımızla öğrencilerin üretimini sağlıyoruz.

Öğrenciler 3D tasarımlarını nasıl yapıyorlar?

3D modelleme programlarından Rhino'yu kullanmayı çok seviyorum, öğrencilere de öğretirken kolay geliyor. Başlangıç seviyesinde kullanılabilecek birçok tasarım programı bulunmakta ama Rhino'yu öğrenciler rahatça öğrenebiliyorlar, küçük sınıflar da buna dahil.

 

Öğrencilerin 3D yazıcıları kullanmayla arası nasıl?

Bahsettiğim gibi zaten bu nesil teknolojik aletlerle dolu bir dönemde dünyaya geldiler, bir çoğu küçük yaşlardan itibaren akıllı telefon, bilgisayar vs. kullanarak büyüyorlar. Hal böyleyken önlerine gelen herhangi bir teknolojik aleti rahatlıkla kullanabiliyorlar. Tabi ki bir de onların kullanımına uygun bir makine ise... Kullandığımız Abbas V1 bu noktada bizim için bir avantaj. Stl çıktısını alan bir öğrenci, sd kartını takıp baskısını başlatabiliyor. Kalibrasyonu da oldukça rahat yapıyorlar. Hatta iki öğrencim her baskıdan önce su terazisiyle kalibrasyon yapıyorlar baya detaylı bir şekilde, önce masayı zemine göre sıfırlayıp sonra da baskı tablasını ayarlıyorlar.

 

Sonuç olarak bir eğitimci olarak 3D yazıcı kullanımından memnun olduğunuzu görüyoruz.

Gerek müfredat için gerek de tasarım kulübü faaliyetleri için, 3D yazıcının önemli olduğunu düşünüyorum. Birçok eğitim kurumunda 3D yazıcıların yaygınlaştığını görüyoruz ve daha da yaygınlaşacağı aşikâr. İnsanların hayatlarında meraklı ve geniş hayal gücüne sahip oldukları dönemler öğrencilik zamanları oluyor, bu yüzden fikir ve hayallerinin somut ürünlere dönüşmelerini görmeleri inanın çok önemli.

 

Söyleşi için öğretmenimiz İsmet Kaptıkaçtı'ya ve Terakki Vakfı Okulları'na teşekkür ederiz.