Day Studio ile Tasarım Üzerine Konuştuk

Day Studio ile Tasarım Üzerine Bir Sohbet

1. Merhaba Doğanberk ve Yeşim! Bize biraz Day Studio'yu anlatabilir misiniz? Day-Studio nasıl kuruldu, nasıl bir hikayesi var merak ediyoruz…

DAY Studio aslında hep aklımızda olan bir projeydi. İkimiz de lisans döneminde her zaman kendi stüdyomuzu kurmak istiyorduk. DAY'nin açılımı "Doğanberk And Yeşim". Stüdyo da tam olarak her anlamda ikimizin arasında bir yerde duruyor :)

day-25.jpg

 

 

2. Day Studio'nun tasarım hizmeti anlamında geniş bir yelpazesi var. Mobilya tasarımından, tekstile, masa üstü aksesuarlarından, ambalaja kadar gidiyor… Bu hizmetlerin çok yönlü olmasının sizin için artıları nelerdir?

Bu aslında önceleri rastlantısal olarak gelişmiş, daha sonra bilinçli olarak yöneldiğimiz bir yaklaşım. Ardışık olarak aynı şeyleri tasarlamak bir uzmanlık getiriyor gibi görünse de; biz tasarımı bir yaklaşım olarak görüyoruz ve ne kadar birbirinden farklı alanda kendi yaklaşımımızı uygulayabilirsek o kadar keyif alıyoruz işimizden. Bu aslında sonuçlara da yansıyor. Birbirini tekrar eden projeler yerine aynı dili konuşan çok farklı projeler ortaya çıkıyor.

 

 

3. Tasarım süreçleriniz hangi aşamalardan geçiyor? Hangi araçları tasarım sürecine dahil ediyorsunuz?

Dediğimiz gibi tasarım bir yaklaşım meselesi. Dolayısıyla bu sürece her şey dahil olabilir. Tipik sketch, model, araştırma yöntemlerinin dışında, ilham veren bir seyahat ya da tasarım ile ilintisiz bir alandaki bir bilgi ya da gelişmenin dahi sürecimizde yeri olabiliyor.

4. İstanbul'un yerel kültür miraslarını çağdaş bir dil ile yeniden yorumlayarak ürettiğiniz Avlu koleksiyon ürünlerini çok beğeniyoruz. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Avlu ürünlerini tasarlarken, hem tasarım hem de üretim aşamasında nasıl bir süreç takip ettiniz?

Avlu Yeşim'in ECAL'deki bitirme projesiydi. DAY Studio'nun da doğal bir süreçle ilk çıkış projesi haline geldi ve hâla devam ediyoruz. Avlu hem Türk hem global tasarım arenasında gördüğümüz güncel Türk markası eksikliğinden yola çıktı temelde.

day-48.jpg

5. Tasarımlarınızın malzeme anlamında geniş bir çeşitliliği var . Bu zamana kadar çalışmaktan en çok keyif aldığınız malzeme nedir? Hangi avantajlarından faydalandınız?

Her malzemenin ayrı bir dili var ve yeni malzemelerle çalışmak bunları keşfedip, kendi dilimizde yorumlamak gibi bir süreç oluyor. Hem Türkiye'de kolay bulunabilmesi hem de doğal yapısı ile favorimiz sanırız mermer!

6. Ali ve Ayşe kapak açacaklarını da çok beğeniyoruz. İşlevselliğinin yanı sıra güçlü bir grafik algısı var. Karakter olarak da kadın ve erkek olmak üzere Türk kültürünün iki önemli figürünü temsil ediyor. Bu ürünlerin ortaya çıkma hikayesinden bahsedebilir misiniz?

Ali ve Ayşe'nin aslında kişisel bir hikayesi de var. İşlev olarak bir şişe açacağı; fakat, insanları birleştiren, ortak kullanılan bir obje. Bu anlamda bu basit obje paylaşmak, dostluk, mutluluk gibi pek çok kavramı fonksiyon ve tasarımında barındırıyor. Bu tasarımın asıl çıkış noktası sokaklardaki, kafe ve barlardaki mutlu insanlar.

7. Day-Studio'yu kullandığı cesur renklerle tanıyoruz. Bu kontrast ve canlı renklerin sizin için nasıl bir önemi var?

Biz ikimiz de oldukça monokrom giyinen insanlarız. Buna nazaran yaşadığımız mekânlar numuneler, malzemeler ve renkler ile oldukça kalabalık. Bu sanırız bu dokuların bir dışa vurumu.

06.jpg

8. Şuanda üzerinde çalıştığınız yeni bir proje var mı? Biraz ipucu verebilir misiniz?

Çalıştığımız birkaç heyecanlı proje var. Ancak bizi en çok heyecanlandıran bir süredir üzerine çalışma şansı bulamadığımız Avlu'ya yeni bir koleksiyon hazırlığımız.

9. Son olarak genç tasarımcılara vereceğiniz tavsiyeler ne olurdu?

Türkiye'de olduğu kadar (belki daha da fazla) yurtdışında da rekabetçi bir piyasa var. Genç tasarımcıların ilk odaklanması gereken şey belki de kendi tasarım dilleri. Çünkü onları farklı kılacak ve ayrıştıracak tek şey belki de bu.